Türkiye Cumhuriyeti

OECD Daimi Temsilciliği

Bilgi Notları

"Yoksulluğu Sona Erdirmek" başlıklı 2013 Kalkınma İşbirliği Raporu, 25.07.2014

OECD Kalkınma İşbirliği Direktörlüğü tarafından hazırlanan ve 2013 Aralık ayında kamuoyuyla paylaşılan "Yoksulluğu Sona Erdirmek" başlıklı 2013 Kalkınma İşbirliği Raporu hakkında ayrıntılı bilgiye http://www.oecd.org/dac/dcr2013.htmİnternet adresinden erişim mümkündür.

  

Raporda belirtilen temel hususlar özetle aşağıda derlenmiştir:

 

- Binyıl Kalkınma Hedefleri yoksulluğun azaltılmasına siyasi seviyede destek sağlanması açısından önemli katkı sağlamıştır. Ancak, yoksulluk seviyelerine ülke, bölge, toplum ve cinsiyet temelinde bakıldığında yoksulluğun eşit oranlarda azalmadığı görülmektedir. Bu durum mevcut yaklaşımların etkisini sorgulayıcı niteliktedir.

 

- Yoksulluğun tanımı konusunda görüş ayrılıkları bulunmaktadır. Öte yandan, bu kavramın sadece gelir temelinde ele alınmaması konusunda fikir birliği bulunmaktadır.

 

- Ekonomik büyüme yoksulluğun tüm boyutlarını sona erdirmek için yeterli değildir. Yoksul kesimler sadece gelir seviyesi düşük ülkelerde yaşamamaktadır.

 

- Yoksulluk Hindistan ve ÇHC gibi orta gelirli ülkelerde önemli bir sorundur. Yoksullukla mücadelede ulusal politikalar ülke içindeki eşitsizlikleri yok etmekte yetersiz kalmaktadır.

 

- Yoksulluk sabit veya standart bir durum değildir. Yoksullukla mücadele için alınacak yeni önlemler ülkelerin farklılıklarını esas almalı ve eşitsizlikleri ortadan kaldırmayı hedeflemelidir.

 

- Yarım milyar insanın "daimi yoksulluğa hapsolduğu" tespiti bulunmaktadır. Bu alanda üretilen politikalar daimi yoksulluğu sona erdirmenin yanısıra "yeni yoksulların" ortaya çıkmasını da önleyici nitelikte olmalıdır.

 

- Uluslararası kalkınma gündeminin merkezinde dayanışma, eşitlik, haysiyet ve doğaya saygı prensipleri yer almalıdır. 2015 sonrasındaki yeni hedefler, yoksulluğu sona erdirme konusundaki arzumuza rehberlik etmeli, gözlemlenmesi kolay olmalı, iktisadi ve sosyal dönüşüm stratejileri ortaya koymalıdır.

 

- Yoksulluğun ölçülmesi konusunda yeni göstergeler belirlenmeli, bu göstergeler yoksulluğun her türünü dikkate almalıdır. Yoksullukla mücadelede ulusal ve küresel stratejiler birleştirilmelidir. Cinsiyet eşitliği ve kadının toplumdaki rolünün güçlendirilmesi yoksullukla mücadele hedefleri içinde yer almalıdır.

 

- Yoksullukla mücadelede doğru hedeflerin belirlenmesi kadar yeni politikalar üretilmesi ve hükümetlerin de (Kuzey ve Güney ayrımına gitmeden) bu mücadeleye destek vermesi önem arzetmektedir. Yoksullukla mücadelede, hükümetler, uluslararası kuruluşlar, vakıflar, STK'lar ve özel sektör işbirliği içinde çalışmalıdır.

 

- Yoksulluğu sona erdirmek için kapsayıcı ve sürdürülebilir ekonomik büyüme sağlanmalı, toplumdaki en yoksul kesimin de bu büyümeden faydalanmasının önü açılmalıdır. Bunun için özellikle tarım, eğitim, enerji ve istihdam politikalarının gözden geçirilmesi isabetli olacaktır. Sosyal politikalarda istihdam garantisi, emekli maaşı, çocuk ve engelli ödeneği gibi konulara öncelik verilmelidir. Kırsal kesimlerde ekonomik büyüme teşvik edilmelidir.

 

- Bu politikaların uygulanmasını sağlayacak mali kaynaklar ülkelerin kendi vergi sistemleri yoluyla sağlanacak olsa da, donör ülkelerin kalkınma yardımları kilit rol oynacaktır. "Etkili Kalkınma için Küresel Ortaklık" küresel çaba ve kaynakların eşgüdüm içinde kullanılması için önemli bir platform teşkil etmektedir.