Türkiye Cumhuriyeti

OECD Daimi Temsilciliği

Bilgi Notları

OECD tarafından hazırlanan 2014 Kalkınma İşbirliği Raporu (Development Cooperation Report 2014) , 09.12.2014

Raporun bu yılki temasını sürdürülebilir kalkınmanın temini için kaynakların verimli şekilde harekete geçirilmesi ve kullanılabilmesi oluşturmaktadır.

 

Bu çerçevede raporda, yaygın görüşün hilafına resmi kalkınma yardımlarının (official

development assistance-ODA) artmaya devam ettiği ve 2013 yılında kalkınma yardımlarının 135 milyar dolarlık toplam meblağ ile rekor seviyede gerçekleştiği, 2000 yılında Binyıl Kalkınma Hedefleri'nin (MDG) ilan edilmesinden bu yana ODA'nın fakirlikle mücadelede önemli bir rol oynadığı ve neticede dünya genelindeki fakirlik seviyesinin yarı yarıya azaltılabildiği belirtilmektedir.

 

Bununla birlikte, fakirlikle mücadele alanında MDG'lerin belirlendiği 2000 yılındaki şartlar ile günümüzdeki durum mukayese edildiğinde temel farklılıkların göze çarptığı, örneğin evvelki dönemin aksine bugün aşırı seviyede fakirlik içerisinde olan 1 milyar insanın en fakir ülkelerden ziyade orta-gelir düzeyine sahip ülkelerde yaşamakta olduğu ifade edilmektedir.

 

Önümüzdeki beş yıl içerisinde fakirlikten en ciddi biçimde etkilenecek olan ülkelerin ise

kırılgan (fragile) ülkeler olmasının öngörüldüğü, bu nedenle önümüzdeki yıl MDG'lerin

geleceği ve güncellenmesi konusunda Birleşmiş Milletler'de yapılacak olan toplantının büyük önem arzettiği kaydedilmektedir.

 

2015 sonrası dönemde fakirlikle etkin şekilde mücadele edilebilmesi için sürdürülebilir

kalkınmanın finansmanı kavram ve içeriğinin günümüz şartlarına uyarlanmasının elzem olduğu, bu çabanın ODA'nın ikamesi şeklinde değil aksine tamamlayıcısı olarak algılanması gerektiği, kalkınmanın finansmanında kullanılan türlü mali akımları daha gerçekçi şekilde yansıtabilecek bir ölçüme ihtiyaç bulunduğu bildirilmektedir.

 

Raporda devamla, milli gelirin yüzde 0.15-0.20'lik bölümünün en az gelişmiş ülkelere (LDC) aktarılması şeklindeki mevcut kalkınma işbirliği hedefi yerine yüzde 50'lik ODA'nın en fakir ve kırılgan ülkelere tahsis edilmesi şeklinde yeni bir öneride bulunulmakta ve bunun önümüzdeki dönemde fakirlikle mücadele alanında daha etkin şekilde hizmet edebileceği dikkate getirilmektedir.

 

Raporun ülkemize atıfta bulunulan bölümlerinde ise Türkiye'nin kalkınma yardımları programından övgüyle bahsedilmekte, özellikle Somali'deki faaliyetlerimiz ve ülkemizde misafir edilen Suriyeli sığınmacılara yönelik yardımlarımızın altı çizilmekte, ülkemizin yaptığı kalkınma işbirliği harcamalarında Avrupa'da ilk sırada geldiği belirtilmektedir.

 

Raporun 386. sayfasında ise ülkemizin temel ODA istatistikleri verilmektedir.